Cumhuriyetin ilk yıllarında Adana civarında yaşayan bir ağa ve oğlu varmış oğlunun arkadaş çevresi oldukça genişmiş her akşam o meyhane senin bu bar benim deyip gününü gün ediyorlarmış babası sormuş oğlum bunların kaç tanesi arkadaşın hepsi arkaşım demiş oğlu senin kaç arkadaşın var demiş babasına ikibuçuk demiş babası oğlu alay edercesine burun kıvırmış; babası şu keçiyi kes çuvala koy gece yarısı arkadaşlarının evine git deki ben bir adam kestim başım belaya girdi bana yardım edin demiş hemen hemen hepsinden aldığı cevap haydi git işine benimde başımı belaya sokma ben seni tanımıyorum biz arkadaş filan değiliz:eve dönmüş babası şu benim buçuk arkadaşa git selam söyle ona anlat derdini demiş oğlu gitmiş babasının buçuk arkadaşına anlatmış durumu adam bahçeyi kazmış cesedi gömüp üzerine soğan dikmiş git babana selam söyle iş tamam de oğlu gitmiş babasına anlatmış durumu babası demiş iş bitmedi daha onun bana borcu vardı ödemedi mahkemeye verelim kadı çağırmış adamı senin bu adama borcun varmış? tamam efendim vadesi var vadesi gelince ödeyeceğim demiş ve dışarı çıkarken ağa ne yaparsan yap bahçedeki soğanları sökmiyecem demiş İSTE GERÇEK ARKADAŞ...
Hikaye için
yazılmış yorumlar ;
Bu hikaye için
henüz yorum yapılmamıştır. Yorum yapabilmek için formu
eksiksiz doldurunuz.